Lisans, münhasıran marka sahibine ait olan markayı kullanma hakkının, sözleşme ile marka sahibinden başka bir kişiye tanınmasıdır. İnhisari lisans ve inhisari olmayan lisans olmak üzere 2 çeşit lisans verilebileceği gibi lisans verilmesi işleminin iki tarafa da borç yükleyen bir sözleşme olduğu belirtilmelidir. Münhasıran kendisine ait bir yetki olan markayı kullanma yetkisini bir başkasına devreden marka sahibi, elbette bu devirin karşılığında belli bir bedel de talep edebilecektir. Bedelin nasıl belirleneceği uygulamada çeşitli şekiller almıştır. Ciroya yahut kara endeksli bedellerin öngörüldüğü görüldüğü gibi, götürü bedel ile de sözleşmeler kurulabilmektedir. Lisans sözleşmesinin, marka sahibine verilecek bir bedel olmadan da akdedilebileceği unutulmamalıdır.
Lisans Sözleşmesi Nasıl Yapılmalıdır?
Lisans sözleşmeleri, son derece teknik olan sözleşmeler arasında yeri, içeriği, mahiyeti bakımından özel bir konuma sahiptir. Göz önünde tutulması gereken birçok faktör olduğu için, alanında uzman ve deneyimli hukukçu ve marka vekillerinin eşliğinde sözleşmenin akdedilmesi ve devamındaki süreçlerin ilerletilmesi en mantıklı yol olacaktır.
Her şeyden önce lisans sözleşmesi yazılı yapılır. Bu durum SMK 148. Maddede açıkça öngörülmüştür. Lisans sözleşmesi ile, marka sahibi kullanma hakkını bir başkasına devredebileceği için, bu ikili ilişki dışındaki üçüncü kişilerin gelecekte bu durumdan etkilenebilmeleri çok olasıdır. İşte bu sebeple lisans hakkının sicile kaydedilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde, iyi niyetli üçüncü kişilere karşı sıkıntılar doğabilir. Çünkü, SMK 148. Maddede açıkça öngörüldüğü üzere, lisans hakkı sicile kaydedilmediği müddetçe iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
Lisans inhisari ve inhisari olmayan lisans olmak üzere ikiye ayrılır.
İnhisari Olmayan Lisans
Bu lisans türüne basit yahut adi lisans da denebilmektedir. İnhisari olmayan lisansın en önemli iki özelliği, lisans veren marka sahibinin de markayı kullanabilmeye devam edebiliyor olması veya lisans alan dışındaki başka kişilere de lisans verebiliyor olmasıdır. Lisans alanın bu dezavantajları dışında, lisans alan; lisans sözleşmesi ile elde ettiği hakkı başkasına devredemez. Bu devir yasağının yanında lisans alanın alt lisans vermeye hakkı da yoktur.
Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, lisans sözleşmeleri kural olarak inhisari olmayan lisans sözleşmeleridir.
İnhisari Lisans
Marka sahibinin markayı münhasıran kullanma yetkisi, lisans sözleşmesi ile inhisari lisans tanınması durumunda lisans alana geçmektedir. Başka bir deyişle, sözleşmede açıkça öngörülmesi durumunda, inhisari lisans sahibi, lisans aldığı marka üzerinde münhasıran kullanma yetkisine sahiptir. Lisans alan, bu münhasır yetkiyi haiz olmakla birlikte; lisans veren de markasını devir sözleşmesine konu edemez. Buna ek olarak, sözleşmede aksi belirtilmemişse, markadan doğan hakkı kendisi de kullanamayacaktır.
Sözleşmede açıkça öngörüldüğü durumlarda verilen lisans hakkı inhisari lisanstır


